anasayfa    |    birlik hakkında     |    kaplıca suyunun özellikleri    |    foto galeri   |    video galeri     |    konaklama     |     Sivas Hakkında     |     iletişim bilgileri   
   
 

 DUYURU VE İLANLAR

 

» Sıcak Çermikte Rehabilite Çalışmaları

Uzun sürededir her bakımdan tadilata alınan Sıcak Çermik Kaplıcamız şimdi daha güzel... devamı »


» Sıcak Çermikte Rehabilite Çalışmaları

Uzun sürededir her bakımdan tadilata alınan Sıcak Çermik Kaplıcamız şimdi daha güzel... devamı »


» Sıcak Çermikte Rehabilite Çalışmaları

Uzun sürededir her bakımdan tadilata alınan Sıcak Çermik Kaplıcamız şimdi daha güzel... devamı »


 

 BAĞLANTILAR

  Sivas İl Özel İdaresi
  Sivas Belediyesi
  Kalın Belediyesi
  Resmi Gazete
  Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü

DİVRİĞİ ULU CAMİİ VE DARÜŞŞİFASI

Çeşitli uygarlıklara sahne olan Divriği'ye Türkler Malazgirt zaferinden sonra yerleşmişlerdir. Alparslan'ın komutanlarından Mengücek Gazi Erzincan, Kemah ve Divriği'yi alarak Mengücekoğulları Devletini kurmuşlardır. Daha sonra Erzincan-Kemah ve Divriği olarak iki kol oluşturan Mengücekoğulları'nın bir koluna Divriği merkezlik etmiştir. Divriği bu devirde çok imar görmüş ve Mengücekoğulları, sosyal alandaki kuruluşların yapımına önem vermişler, yaptırmış oldukları sanat değeri çok yüksek anıtlarla da övülmeye layık bir Selçuklu kolu olarak tarihteki yerlerini almışlardır. Mengücekoğlu Ahmed Şah ve eşi Turan Melek tarafından 1228 yılında yaptırılmış olan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Anadolu'da eşine rastlanamadığı gibi, dünya sanat tarihinin de en ilginç eserlerinden biri olarak evrensel nitelikli bir baş yapıt teşkil eder. Eşsiz bezemeleri ile, dönemin taş işçiliğini aşan bu anıtın özgün bir üslubu vardır. Divriği mucizesi ya da muamması denilen, öncesiz ve sonrasız bu üslup Selçuklu Dönemindeki sanat ve zenaat ortamının bütün biçimsel sözlüğünü içeren, adeta ansiklopedik bir birikimi sergilemektedir.

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası Divriği Kalesinin güneyinde, Iğımbat Tepesi’nin batı eteğinde yükselmektedir. Divriği Ulu Camii, Kale Camii'ni yaptıran Mengücek Beyi Şahinşah'ın torunu ve Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılmaya başlanmıştır. Anıtın baş mimarı Ahlatlı Hürremşah'tır. Caminin mükemmel bir işçilikle yapılmış olan ahşap minberi, Tiflisli İbrahim oğlu Ahmed adlı bir sanatkara aittir ve 1240 tarihini taşımaktadır. Ulu Camii'nin orijinal vakfiyesinin tarihi ise 1243 olup, anıtın yapımı oldukça uzun sürmüştür.

Ulu Camii'nin güneyinde, bitişik nizamda inşaa edilmiş olan Darüşşifa yer alır. Uzaktan ve yakından bu iki yapı ayırt edilemediğinden, Ulu Camii deyimi her iki yapıyı da kapsar. Camii ile Darüşşifa, 32X64 m.=1280 m2, Darüşşifa 24X32 m.=768 m2 dir. Camii, 16 sütunlu enlemesine ve boylamasına beş sahın oluşturmakta, üstü 23 tonoz ve iki kubbe ile örtülüdür. Sekiz köşeli olan sütunlar geniş başlıkları taşımaktadır. Duvarların kalınlığı 140 cm. dir. Mihrap, biçim ve dekoratif özellikler açısından Anadolu'da tektir. Caminin, kıble kapısı (kuzey taçkapısı), batı yönünde çıkış kapısı olan Çarşı kapısı (batı kapısı) ve doğuda yer alan Şah kapısı olmak üzere üç girişi vardır. Camide tarih ve isim veren kitabeler 4, usta imzaları 4, besmele,ayet ve dua yazılı olan 21 yazılı pano yer almaktadır.

Kıble kapısı (kuzey taçkapısı), Selçuklu yapılarının kapılarında olduğu gibi, yapıya göre daha yüksek ve dışa taşıntılı biçimdedir. Barok stilde tasarlanmış olan bu taç kapı 14.5 m. yükseklikte ve 11.5 m. eninde, 4.5 m. derinliğindedir; portal duvar cephesinden ileriye doğru 1,6 m. dışa doğru taşırılmıştır.

Taç kapının iki kanadında simetri izlenimi vererek arka arkaya sıralanan, hemen hemen bağımsız durumdaki yüksek kabartmalar, her dalında ufak ağaçların, ince sütunlardan kocaman yaprakların, ayna denilen ve üzerleri yıldız kabartmalı yuvarlak levhaların çıktığı plastik bir görünüm sergilemekte, kapının her iki yanında kırma motifler ve vazo motifi yer almaktadır. Kapının planı ve bezemeleri, benzerine asla rastlanamayan bir tasarım hüneri sergileyen, kompozisyonu, cephe güzelliği, malzeme seçimi, kabartmaları, plastiği, anıtsal etki ve ışık gölge derinlikleri yönünden üstünlük taşımaktadır. Sanatkar sanki bitki motifleri ile bir cennet bahçesi tasarlamıştır.

Kapıda yer alan iki kitabenin ince iki satırlık olanında, Alaaddin Keykubad Devrinde yapıldığı, iri harfli, yüksek kabartmalı ve zemini çiçek motifli olan diğer kitabede ise 1228 yılında Süleyman Şah oğlu Ahmed Şah tarafından yapıldığı belirtilmektedir. Bu kitabenin çiçek zemini içinde, başında ve sonunda olmak üzere stilize bülbül ve gül kabartması ilgi çekici bir kompozisyondur.

Caminin batı yönünde bulunan Çarşı kapısında (çıkış kapısı) 9.5 m. yükseklik, 6 m. en, 2.6 m. derinlik ve 1.4 m. taşıntı vardır. Selçuklu sanatında rastlanamayan özellikteki bu kapı üzerinde, 1228 tarihini veren bir kitabe bulunmakta, kapının bütün yüzeyini, ince ayrıntılarla, zengin bitkisel motifler örtmektedir. Bu süsleme, adeta bir halı ve eşsiz desenlerle bezeli bir kumaşa benzetildiğinden bazı bilim adamları tarafından bu kapıya "Tekstil kapı" denilmiştir. Kapı çıkıntısının sağ ve solunda çift başlı birer kartal, nişin yan yüzeyinde ise tek başlı bir kartal bulunmaktadır; pek çok hanedan tarafından kudret ve egemenlik simgesi olarak kullanılan bu sembol, hiçbir yerde buradaki kadar zarif işlenmemiştir.

Doğu yönündeki Şah Kapısı, fonksiyonuna uygun olarak "Taht Kapısı" olarak da bilinmektedir. Yüzeyi bitkisel, geometrik, yıldız, düğüm, saç örgüsü motifleri ile bezemelidir.

Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan ve silindirik gövdeli bu minare, caminin asıl minaresinin yıkılmasından sonra, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1523 yılında yenilenmiştir.

Divriği Ulu Camii'nin her biri bir sanat eseri olan halı ve kilimleri İstanbul Halı ve Kilim Müzesi'nde sergilenmektedir.

Camiye güney yönünden bitişik olan Darüşşifa (Turan Melek Darüşşifası), Erzincan Emiri Fahreddin Behram Şah'ın kızı ve Ahmed Şah'ın eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 18.yy da medrese haline getirildiği için Şifaiye Medresesi de denilmektedir. Görkemli ve zengin süslemelerle bezeli Taç Kapısı, dört eyvanlı, orta avlusu kapalı plan şeması ile, Orta Asya Türk yapı geleneğine bağlı, benzersiz bir Mengücek anıtıdır. 1206 tarihli Kayseri ve 1217 tarihli olan Sivas Darüşşifası gibi, Divriği Darüşşifası da günümüze bozulmadan gelen, en sağlam, en eski Selçuklu tıp merkezlerinden biridir.

Darüşşifa Kapısı, yükseklik ve plan bakımından yepyeni özellikler gösterir. Yarım bir eyvan görünümünde olan Taç Kapının kemeri, işlemeleri ile bir başbağı veya tacı andırmakta, adeta bir kadın başını simgelemektedir. 14 m. yükseklikte ve 10,5 m. derinlikte olan kapının sol payesinde, üçgenler içinde gizlenmiş bir ustalar rölyefi vardır. Taç Kapının dış sütun demetlerinin üzerinde de biri sol diğeri sağ tarafta olmak üzere erkek ve belirgin örgülü saçı ile kadın (şah-melek) kabartmaları yer alır ki bunların egemenlik, aydınlık, mutluluk, umut gibi kavramları sembolize ettiği Sivas Darüşşifası'nın da iç eyvanının iki yanında bulunan kadın erkek kabartmalarında olduğu gibi ay ve güneşi simgelediği de düşünülmektedir. Sütun demetlerinde yer alan geometrik bordür, Selçuk kaftanlarının kollarındaki kol bağlarına benzetilir. Tabandan yükselen bu sütun demetleri, kapı üzerinde yer alan diskler, kartuşlar plastik biçimli palmetler, ışık-gölge oyunları ile olağanüstü bir sanatı sergiler. Kapı kavsarasının altına gelen alınlık da yıldız motifleri ile dekore edilmiş olup, beş köşeli yıldız motifleri ilk olarak Divriği Darüşşifası'nda bulunmaktadır. Alınlığın altında birinci kata ışık veren pencere bulunur. Bu dikdörtgen ve bölmeli pencere, son derece zarif işlemeli bir sütuncuğun ardında olup, bombeli bir profille sınırlandırılmıştır. Bu anıtsal kapıda, büyük ve kitlesel taşlar ustalıkla ve özellikle yıldız ve ay motifleri, palmet örnekleri, yaprak frizleri, yuvarlak dilimli yelpazeler, birçok süsleme ile uyum içinde, görenlere sonsuz bir hayranlık uyandıran destansı nitelikteki zevk inceliği ile sunulmaktadır.

Darüşşifa'da iki kitabe vardır; girişinin üzerinde yer alan ilk kitabede binanın 1228 tarihinde Melike Turan Melek tarafından yaptırıldığı, iç mekandaki diğer kitabede ise Ahlatlı Hürremşah'ın eseri olduğu belirtilmektedir.

Bu anıtsal kapıdan sağ ve solunda birer koğuşun bulunduğu giriş eyvanına geçilir ve ikinci bir kapı ile iç avluya ulaşılır. Revaklı avlunun ortasında küçük bir havuz vardır. Ana eyvanın kuzeyinde dıştan kırık pramidal, içten kubbeli türbe bulunmaktadır. Türbede Ahmet Şah, eşi ve ailesine ait onaltı kabir bulunur. Bunlardan iki tanesi Selçuklu çinileri ile kaplı olup Ahmed Şah ve Turan Melek'e aittir. Türbeye ayrıca camiden de geçilmektedir.

Darüşşifanın yönetimi ile ilgili en eski vakfiye XIV.yy. sonlarında düzenlenmiş olup, orijinal vakfiye ele geçmemiştir. XIV.yy.’da düzenlenen bu vakfiyede, hem vakıflarının, hem de mütevellilerinin (kurucularının) hep kadın olduğu görülmektedir. Darüşşifanın yalnızca yaptırıcısının değil, yöneticilerinin/mütevellilerinin de kadınlar olduğu ele geçen belgelerden anlaşılmaktadır.

UNESCO'nun koruma çalışmaları kapsamında yürütülen "Dünya Kültür Mirası" listesinde Türkiye'den dokuz doğal ve kültürel varlık bulunmaktadır. 1985 yılında, bu listede yer alan ilk üç varlık içinde olan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, özgün mimarisi, estetik, kültürel ve evrensel değeri ile ayrıca, 13.yy.da kadın-erkek eşitliğini de simgeleyen bir anıt olarak bu listeye alınmaya layık görülmüştür. Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan diğer doğal ve kültürel varlıklar içinde Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası eser olarak (diğerleri SİT alanıdır) tektir.

 

 

anasayfa | birlik hakkında | kaplıca suyunun özellikleri | foto galeri | video galeri | konaklama | Sivas Hakkında  | iletişim bilgileri

 

SICAK ÇERMİK TURİZM ALTYAPI HİZMET BİRLİĞİ TÜM HAKLARI SAKLIDIR.